Lakin artık anlatmak istemiyorum. Yoruldum. Anlatınca da hiçbir şeyin geçmemesinden, her şeyin hep aynı olmasından, içimde her şeyi yapabileceğime olan inancım tamken karşıma sürekli engellerin çıkmasından, şu lânet olasıca imkânların hiçbir zaman -bana- elverişli olmamasından, kendi içimde ezilmekten, hayallerimi sürekli başka beden ve yüzlerde izlemekten, insanlar için duygularımın değil sadece yaptığım şeylerin -işim var mı, iyi giyiniyor muyum- önemli olmasından, yaşayamadığım çocukluğumdan, aile fertlerimin çoğunun yobaz ve anlayışsız olmasından, o hep bahsedilen sıcacık sevgiyi tadamadan ölüp gitmek korkusundan yoruldum.



